Gulseda Hak Yolunun Yolcusu
Gulseda Hak Yolunun Yolcusu Sitesine Hoşgeldiniz.
Lütfen Üye Değilseniz Üye Olun.
Üye İseniz Giriş Yaparak Devam Ediniz.
Gulseda Hak Yolunun Yolcusu
Gulseda Hak Yolunun Yolcusu Sitesine Hoşgeldiniz.
Lütfen Üye Değilseniz Üye Olun.
Üye İseniz Giriş Yaparak Devam Ediniz.
Gulseda Hak Yolunun Yolcusu
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


Hoşgeldin; Misafir !
Ölüm Bize Gelecek.Ya Yatakta Ya da Apaçi İle. Ben Apaçi'yi Tercih Ediyorum..
 
AnasayfaAramaLatest imagesKayıt OlGiriş yap

 

 TAHARET.....

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ebuzer
Moderatör

Moderatör
ebuzer


Mesaj Sayısı : 72
Reputation : 1
Kayıt tarihi : 18/08/09
Nerden : Bingöl

TAHARET..... Empty
MesajKonu: TAHARET.....   TAHARET..... Icon_minitimeC.tesi Kas. 21, 2009 1:49 pm

TAHARET


Taharet'in Hükümleri


Taharet Kelimesinin Mânâsı


Lugatta taharet, nezafet ve temizlik demektir. Istılahta taharet, necaset denilen maddî pisliklerden ve hades denilen hükmî ve manevî pislikler­den temizlenmeyi ifade eder. Arapçada tatahhara bi'l-ma (=kirlerden suyla temizlendi) ve tatahhara. min'eî-hased (^kıskançlıktan kurtuldu) de­nir.

Taharet, şer'an namazın kılınmasını helâl kılan veya onun hükmünde olan bir fiildir. Abdestsiz kimsenin abdest alması, cünüp olan kimsenin yıkanması, bedeninde ve mekanında necis bulunan bir kimsenin o necaseti izale etmesi gibi fiillerdir.



İslâm'ın Nezahet ve Taharete Verdiği Önem


İslâm, taharet ve nezafete çok önem vermiştir. Bu durum aşağıdaki örneklerden anlaşılabilir.

a. Namaz için hergün birkaç defa abdest almayı emretmiştir.

Ey inananlar, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı mesnedin ve ayaklarınızı da topuklara kadar (yıkayın). (Mâide/6)

b. Cinsî münasebetten sonra yıkanmayı emretmiştir. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. (Mâide/6)

Hz. Peygamber de şöyle demiştir:

Her müslümanın haftada bir kere yıkanması, o günde başını ve be­denini yıkaması Allah'ın onun üzerindeki hakkıdır.[1]

c. Tırnakların kesilmesini, dişlerin ve elbiselerin temizlenmesini em­retmiştir. Hz. Peygamber şöyle buyurur:

Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, etek traşı olmak, koltuk altlarındaki kılları temizlemek, tırnakları kesmek ve bıyığı kısaltmak.[2]

Eğer ümmetime zor gelecek olmasaydı, her namazda misvak kullan­mayı emrederdim.[3]

İbare bir diğer rivayette şöyle gelmiştir:

Her abdest alışta (misvak kullanmayı emrederdim).[4]

Allah Teâlâ 'Elbiseni temizle' (Müddessir/4) buyurmuş ve Hz. Peygamber de ashabına şöyle demiştir:

Siz kardeşlerinizin yanma gidiyorsunuz. Elbiselerinizi temizleyin, bi­neklerinizin eğerini düzeltin ki insanlar arasında örnek olasınız.

Allah çirkin sözü ve fiili sevmediği gibi mübalağalı ve zoraki bir şekilde konuşmayı da sevmez.[5]

Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri sever. (Bakara/222) .

İslâm dini tahareti imanın yansı saymıştır. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Temizlik imanın yarısıdır.[6] Taharet'in Hikmetleri

İslâm dini, tahareti birçok sebepten ötürü emretmiştir. Bunlardan bazılarını zikredelim.

1. Taharet fıtratın gereğidir. İnsan fıtraten nezafete meyleder, tabii olarak kirden ve necasetten kaçar. İslâm'ın fıtrat dîni olması hasebiyle ta­hareti ve nezafeti emretmesi çok tabiidir.

2. Müslümanın kerametini ve izzetini korumak için emretmiştir. İnsanlar tabiaten nezafete meyleder; temiz yerlerde oturmayı sever, pis yerlerden kaçarlar. İslâm da mü'minin izzetini korumakta hassas olduğu için, mü'minlere nezafeti emretmiştir ki insanların arasında temiz ve aziz olsunlar.

3- Sıhhati korumak için emretmiştir. Çünkü nezafet, insanı has­talıklardan koruyan en önemli etkenlerden biridir. Hastalıklar çoğu zaman pislik nedeniyle yayılır. İslâm dini bedenin, yüzün, ellerin, burunun ve ayakların daima temiz tutulmasını ister, çünkü en fazla kirlenen azalar bunlardır. Bu azaları hergün birkaç kere yıkamak, insanı hastalıklardan korur.

4. Kişinin Allah'ın huzurunda temiz ve nezih bir şekilde durması için emretmiştir. Çünkü müslüman namazda Allah'a hitap eder, O'nunla mü-nacaat eder. Bu nedenle hem zahirinin hem de bâtınının temiz olması gerekir. Çünkü Allah, çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri sever. (Bkz. Bakara/222)



Kendileriyle Temizlik Yapılan Sular


Bu sular yağmur, kar, deniz, nehir, kuyu ve çeşme suları gibi tabii sulardır. Kendisiyle temizlik yapılan suları şu sözle de ifade edebiliriz: Gökten inen ve yerden çıkan sular.

Gökten tertemiz bir su indirdik. (Furkan/48)

Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi (birbirine) bağlamak ve ayaklan(mzı) pekiştirmek için üzerinize gök­ten bir su indiriyordu. (Enfai/11)

Bir kişi Hz. Peygamber'e şöyle sordu: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Biz deniz yolculuğuna çıkıyoruz ve beraberimizde de az bir su götürebiliyoruz. O su ile abdest alsak susuz kahnz. Acaba deniz suyu ile abdest alabilir mi­yiz?' Hz. Peygamber şöyle cevap verdi:

Denizin suyu temiz, ölüsü helâldir[7]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buharî/856; Müslim/849

[2] Buharî/5550; Müslim/257

[3] Buharî/847; Müslim/252

[4] İmam Ahmed, VI/325

[5] Ebu Dâvtıd/4089

[6] Müslim/223

[7] Ebu Dâvud, Tirmizî, Neseî, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbel, (Ebu Hüreyre'den). Tirmİzî hasen
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.gulseda.yetkin-forum.com
 
TAHARET.....
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gulseda Hak Yolunun Yolcusu :: İslami Konular :: Fıkıh-
Buraya geçin: